Annem
Karların Altından Güneşe Yürüyen Bir Kardelen: Zahide Annem Annem, bir 1 Mayıs günü Doğu’nun o beyaz örtüyle kaplı topraklarında dünyaya merhaba demiş. Baharın müjdecisi olan o ilk kardelenlerden biriymiş aslında. Ama bilirsiniz, o coğrafyanın kışı sert, karı metrelerce olur. O minicik kardelen, üstündeki o ağır beyaz tabakayı delip de bir türlü gün yüzüne, güneşine kavuşamamış o ilk yıllarda. Kendi annesi çalıştığı için dört erkek kardeşiyle ilgilenmek ona düşmüş; kendi çocukluğunu bir kenara bırakıp küçük yaşta kardeşlerine kol kanat germiş. O dönemlerde "kız çocukları okumaz" dedikleri o aşılması güç duvarlara çarpmış hayalleri. Okula gidememiş ama okuma hevesi içinden hiç sönmemiş. Sırf o okul havasını solumak için her gün bıkmadan usanmadan arkadaşlarının okul çantalarını taşımış. Kendi defteri, kitabı olmasa da o çantaların ağırlığı ona umut olmuş. Eğitim almamıştı ama zekasıyla harikalar yaratırdı. Biz okuldayken, hiçbir eğitim almadığı halde matematik derslerimize ...