Kayıtlar

Şubat, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

52

Resim
​   ✍️”Yanağımdaki kalp silinmiş olabilir. Ama içimdeki hâlâ yerinde.” İlk nefes almaya başladığım günün üzerinden yıllar geçti. Bebekliğim nasıldı bilmiyorum. İlk çocukluk yıllarımdan genç kızlığa geçiş… Belki hatırlamak istemediğim anılarla dolu. Belki de zamanın tozuna karışmış. Bugün 52 yaşına girdim. Ne çocuk sayılırım, ne genç, ne de yaşlı. Emekliyim. Ve hayat doluyum. Yıllar bana aceleyi değil, sakinliği öğretti. Kırılmayı değil, toparlanmayı. Gitmeyi değil, kalmayı. Şubat bizim ayımızmış meğer. Abim, ben ve kız kardeşim aynı ayda doğmuşuz. Dördüncü kardeşimiz Temmuz doğumlu. Çocukken hep sorardı: “Ben neden farklı zamanda doğdum?” O zaman cevabını bilmezdim. Şimdi biliyorum. Herkes kendi mevsiminde açıyor. Sanırım geçmişi arkamda bırakmak gerekiyor. Ama inkâr ederek değil; kabul ederek. Geleceğin umudunu kaybetmeden. 52… Ne eksik ne fazla. Tam da olduğum yer. 💬 R’siz ama Renkli. Yaş aldım. Hafifledim. 💬  Uzağa Bakınca'dan bir ...

Pabucum Dama Atıldı

Resim
​ ✍️  Arzu’nun pabucu dama atıldı. Doğduğu gün büyükler gülerek bir cümle kurmuştu: “Arzu’nun pabucu dama atıldı.” O cümleyi duyunca ağladığımı hatırlıyorum. Belki kıskançlıktan, belki korkudan. Belki de “yerim değişti” hissinden. Abim terliklerimi saklamıştı o gün. Sanki gerçekten pabucum dama atılacakmış gibi. Oysa kimse söylememişti bana… Bazı pabuçlar dama atılmaz. Yan yana durmayı öğrenir. Yıllar sonra bir pikniğe gitmiştik. Kalabalık, koşturmaca, çocuk sesleri… Bir anlık dalgınlıkta seni kaybetmiştik. O gün de çok ağladım. Ama bu kez bir pabucum için değil. Bu kez senin için. İşte o zaman anladım… Bazı bağlar kıskançlıkla değil, korkuyla ölçülür. Kaybetme korkusuyla. Şimdi ikimiz de büyüdük. Evet, yan yana. Bir arada. Zaman nasıl geçti anlamadan… Bir zamanlar pabucum dama atıldı sandığım o küçük kız, hayatımın en tatlı parçası oldu. Kız kardeşim… İyi ki doğdun. 🤍 💬  Uzağa Bakınca'dan bir kesit daha bitti. Işıkta, anda ve sevgide kalman dileğiyle... ✨Az ama öz.

İstanbul: Güzel Kadın

Resim
​   ✍️İstanbul…. Hakkında o kadar çok yazı yazıldı, filmlere konu oldu. Tabii ki ben size İstanbul’u anlatmayacağım — bunun için ne kelimelerim yeter, ne de yıllarım. Siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama bana göre İstanbul, her gün yeniden yaşanan bir anı, bir varoluş. Şimdi onu gezmek, havasını solumak, her gün ve her saniye yeniden keşfetmek için çok vaktim var. Çalışırken fark edemediğim, sadece önünden hızla geçtiğim kafeler, müzeler, sokaklar… Emeklilik günlerimde: bekleyin beni. 💬  Uzağa Bakınca'dan bir kesit daha bitti. Işıkta, anda ve sevgide kalman dileğiyle... ✨Az ama öz.