Ege Çok Pahalı Gelince, Hayalimi Batıya Taşıdım
✍️ 10 Ocak’ta emekliliğin bir yılı doldu. Bir yılı geride bırakırken, aslında bir hayalin de benimle birlikte büyüyüp değiştiğini fark ettim. Bu yazı, tam da o fark edişin devamı. İstanbul’da yaşayan hemen herkesin kurduğu ortak bir hayal vardır: Ege’de, küçük bir sahil kasabasında emeklilik. Kuş sesleriyle uyanmak, zeytin ağaçlarının gölgesinde çay içmek, pazarda seni ismen tanıyan esnafla selamlaşmak… Ben de bu hayalin peşinden yürüyordum bir zamanlar. Ta ki Google’a “Ege kiraları” yazana kadar. O an anladım ki hayalimin bir fiyat etiketi vardı. Üstelik hiç de mütevazı bir etiket değildi. Önce Ege’ye baktım. Sonra Akdeniz kıyılarını araştırdım. Ama sonunda haritayı batıya kaydırdım — ve karşıma çıktı: Portekiz. Okyanus kıyısında bir ülke… Ama içimdeki huzura en yakın yerdi. Sessiz kasabalar, içinden kanallar geçen sokaklar, tek odalı stüdyo daireler ve telaşsız sabah kahveleriyle dolu bir yaşam. Kalbim oraya gitti. Valizim yerinden oynamadı ama düşle...