Kayıtlar

Temmuz, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ben Yorulmaktan Yoruldum

Resim
      ✍️ Ben Yorulmaktan Yoruldum Bazen yaşamak yorucu geliyor. Yine sabah oldu, yine aynı yorgunluk. Ben yorulmaktan yoruldum. Bazen her şey dönüp dolaşıp aynı yere varıyor gibi. Aynı sorular, aynı sessizlik, aynı döngü… Kendime bile cevap veremediğim günler oluyor. Sanki yaşam sadece devam ediyor ama ben sadece kenarından bakıyorum. Yorgunluk dediğim şey sadece uykusuzluk değil. İçsel bir suskunluk bazen, ya da çok şey bilip hiçbir şey anlatamamak… Ama yine de soruyorum kendime: “Yaşamak güzel mi gerçekten?” Bazen evet. Bazen cevabını bilmesem de sormaya devam ediyorum. Kaçmak istediğim günler oluyor. Ama sonra durup düşünüyorum: Kaçmak işe yarar mı, aynı beni yanımda götürünce? Bir yerde oturup hiçbir şey yapmadan durduğum anlar… Onlar bile bazen iyileştirici. Yine de… Bir sabah uyanıyorum ve gökyüzü başka bir tonda mavi. Balkondaki çiçek açmış. Bir arkadaş mesaj atmış. Bir yazı beni gülümsetmiş. Küçücük şeyler… ama birden içim “belki” diyor. Belki bugün daha kolay ge...

Babamın Ektiği Gölge

Resim
                       60 yıl sonra gölgesinde durduğum ağaçlardan biri… ✍️ Onlarca Dikili Ağacım Var – Babamdan Miras 60 yıl sonra gölgesinde durduğum ağaçlardan biri… Bazı yürüyüşler, sadece bacakları değil, anıları da harekete geçirir… Bugün, öylesine çıktığım bir yürüyüşte geçmişe vardım. Şimdi millet bahçesi olan bu alan, bir zamanlar babamın askerlik yaptığı yermiş. Gençliğinde, arkadaşlarıyla birlikte fidanlar dikmişler burada. Kovalarla su taşımışlar, elleriyle toprağa can vermişler. 60 yıl sonra, ben o koca ağaçlardan birinin gölgesinde dinlendim. Belki de tam o ağacın gövdesine bir zamanlar babamın elleri değmişti. O gölge serinliğiyle değil, hatırasıyla sarıp sarmaladı beni. Ne zaman bir ağacın altına otursam, sadece doğaya değil, babamın sessizce bıraktığı izlere de bakıyorum artık. Kimi ağaçlar meyve verir, kimi sadece gölge… Ama bazıları, miras olur. 📌 Açılış günü babamı da götürmüştüm. Ağaçlara tek tek dokundu… ...

Gardırobun Önünde

Resim
  ✍️ Alarm sustu. Hayat yeniden başladı. 30 yıl boyunca her sabah aynı saatte uyanmaya alışmış bir bedenin, birden boşluğa düşmesini tarif etmek zor. Emeklilik kararını aniden verdim. O an ne hissettiğimi hâlâ tam anlatamıyorum… Sanki içimden bir şey kopmuş gibiydi. Çok ağladım. Gözyaşlarım durmadı. Rutin gidince, insan kendini de biraz kaybediyormuş… ben de öyle oldum. İlk haftalarda her sabah erkenden kalktım. Yıllardır yaptığım gibi gardırobun önüne oturdum, giyeceklerimi hazırladım. Ama sonra bir sessizlik… Bir farkındalık… “Ben artık çalışmıyorum” dedi bir ses içimde. Gözlerim kıyafetlerimde, aklımda geçen yıllar… Bir uykudan uyanır gibi hatırladım: Emekliyim. Zamanla alıştım. Hayat yavaşladı. Sabahlar aceleye gerek duymadan doğuyor artık. Takvim yapraklarından haberim olmadan yaşamak, benim için yeni bir lüks oldu. Bu sakinlik, bu dinginlik… İlk başta tuhaf gelen şey, şimdi yaşamın en keyifli yanı. “Emeklilik Maceraları” dedik ya… Belki de bu yeni hayatın ilk macerası, gardır...