Köklendiğin Yerden Kaçmak Kolay mı?

✍️ “İstanbul’da eskiyiz yani… ama rüzgâra da darılmadık.”
Geçen yüzyılın başında dedem anlamış…
bulunduğu topraklarda köklenemeyeceğini.
Orada çınar olamıyormuş.
Güneşini kapatan başka çınarlar varmış.
Fırat’ın suyu bile ulaşamamış köklerine.
Bir kuşun ağzına saklanıp,
ya da rüzgârın peşine takılıp
köklenebileceği, kendini ait hissedeceği bu topraklara gelmiş.
Bir gelmiş ki…
başını göğe kaldıran bir çınara dönüşmüş.
Bir gelen, sekiz olmuş.
Gelinler, damatlar, torunlar…
hepsi o çınarın gölgesinde toplanmış.
İstanbul’da eskiyiz yani…
Bir binanın temeli değil sadece,
bir hikâyenin sabrıyız biz.
Sokak aralarında izi kalan bir göçün,
bir çınarın gövdesiyiz.
Çünkü bazı kökler, toprağı değil zamanı tutar.
Ve şimdi ben düşünüyorum:
Aynı kökten gelen herkes, aynı yerde mi kalmalı?
Yapabilir miyim aynısını?
Bende de var mı o cesaret?
Bu çınarın bir kolu burada…
Peki bir kolu da başka bir diyarda yeşersin mi?
⸻
💬 Uzağa Bakınca'dan bir kesit daha bitti.
Işıkta, anda ve sevgide kalman dileğiyle...
✨Az ama öz.
Yorumlar