Kendi Evimi Yeniden Satın Almak mı?
✍️Vallahi Oldu Bu Da!
Üç yıl önce işler yolundaydı.
Evim kiradaydı, borcu bitmişti, ben de rahattım.
Araba bile gelmişti sonunda — hem de borçsuz.
Tam “oh” demeye başlamıştım ki…
Hayat başka bir senaryo yazdı.
Yıllar önce araba bakmaya çıkmıştım,
ama eve bir ev tapusuyla dönmüştüm.
Araba alınamadı ama ev alındı.
Sonrası mı?
10 yıl boyunca borç ödedim.
Dişimi sıktım, sabrettim. Sonunda bitti.
O son taksiti yatırınca gerçekten “oh” demiştim.
Sonraki beş yıl boyunca da huzurla yaşadım.
Kira geliri vardı, kafam rahattı.
Derken Hayat “Sürpriz” Dedi
Bina eskiydi.
Kentsel dönüşüm gündeme geldi.
Önce “Tamam, iyi olur” dedim.
Ama sonra tablo değişti:
Kira kesildi, kira yardımı da yok.
Ev gitti…
Ve ben kendimi bir anda kendi evimi yeniden satın almak için pazarlık masasında buldum.
Evet, yıllar önce borcunu ödeyip sahip olduğum evi…
şimdi yeniden almak zorundayım.
Üstelik bu kez milyonlarca liralık yeni bir fiyatla.
Ve ne yazık ki… daha küçük metrekareyle.
Araba Garajda, Ev Müteahhitte
Araba yerli yerinde,
nihayet gelen borçsuz bir detay olarak hayatımda.
Ama ev?
O şu an müteahhidin planlarında.
Yeni fiyatlar, yeni kat planları, yeni belirsizlikler…
Kendi evinizle pazarlık yapmak…
İnsanın içine oturuyor biraz.
Ama hayat bu. Hiç ummadığınız bir yerden “yeniden başlat” diyebiliyor.
Sonuç?
Hayat bazen başa sarıyor.
Ama bu kez ben de daha tecrübeliyim.
Kahvem elimde, yazılarım önümde, azıcık da mizahım var.
Olur da bir gün yine ev sahibi olursam…
O hikâyeyi de yazarım.
Şimdilik sadece şunu diyebiliyorum:
Vallahi oldu bu da.
📝 Not:
Bu yazıdaki durum sadece bana ait değil.
Kentsel dönüşüm sürecinde birçok insan, bir zamanlar kendisine ait olan evi yeniden almak zorunda kaldı.
Ama ben kendi hikâyemi, kendi gözümden anlattım.
Çünkü bazen en kişisel hikâyeler bile en çok paylaşılan duygulara dönüşebiliyor.
💬 Uzağa Bakınca'dan bir kesit daha bitti.
Işıkta, anda ve sevgide kalman dileğiyle...
✨Az ama öz.
Yorumlar