Bavulsuz Ama Maceralı


✍️ Karavanla İtalya



Tüm hazırlıklar tamamlanmıştı. Bavulumu topladım, uçuş belgelerimi aldım, heyecanla yola koyuldum. Uçağım süzülerek Nürnberg Havalimanı’na indi. Herkes bavulunu aldı, salondan çıktı…

Ben elimde sadece bavul fişiyle kaldım.


Şok içindeydim.

Bavulum Almanya’ya gelmemişti. Meğer Fransa’ya uçmuş!


Evraklar, tutanaklar derken havalimanından bavulsuz ayrıldım. Ama tatil planım durmuş değildi. Birkaç gün sonra hayallerimin ülkesi İtalya’ya geçecektim.

Bavulsuz da olsa!


Kuzenimle hızlıca alışveriş yaptık; birkaç kıyafet, biraz ihtiyaç… ve sonra karavanımıza atladık. Evimizi sırtımıza alıp İtalya yollarına koyulduk.


Sınırları geçtikçe heyecanım arttı.

Ve sonunda…

İtalya’daydım.


Roma’da Aşk Çeşmesi’ne para attım, Kolezyum’da gladyatör filmindeymiş gibi hissettim.

Vatikan’da yaz yağmuruna yakalandım.

Verona’da Juliet’in balkonunu gördüm, içimden Shakespeare’e selam gönderdim.

Da Vinci Müzesi büyüleyiciydi.

Ve o pizzalar… o makarnalar… anlatılmaz, yaşanır! 😋


Karavanla olmak bir özgürlük meselesi. Ama trenle de yol aldık, deniz kıyısında da durduk, güneşi de seyrettik.

Her anı başka bir tat, başka bir hikâyeydi.


Ve dönüşte?


Kapıda beni bekleyen bir tanıdık vardı: Bavulum!

Benden önce eve dönmüştü.


Bazen planladığın gibi gitmez ama hayat, sürprizleriyle de güzeldir.

Bu tatil de öyleydi; bavulsuz başladı, dopdolu bitti.


💬 Uzağa Bakınca'dan bir kesit daha bitti.

Işıkta, anda ve sevgide kalman dileğiyle...

✨Az ama öz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Neden “R’siz Ama Renkli”?

Çantamdaki Editör

Kasalarla Gelen Anılar