Mamma li Turchi!
📌 Randevu sistemine günlerdir ulaşmaya çalışan biri olarak yazıyorum bu satırları. Eskiden işler daha kolaydı, hatta neredeyse “kapılar çalmadan açılırdı”… Şimdi ise sabahın köründe tablet–telefon–bilgisayar üçlüsüyle elimiz tetikte, sayfa yenileyip duruyoruz. Sadece bir vize randevusu için. Belki bu yazı, bekleyenlerin sabrına bir tebessüm olur.
Mamma li Turchi!”: Bir Deyim, Bir Tarih, Bir Yorgunluk Hâli
✍️ Bugün İtalyan bir arkadaşımdan ilginç bir ifade öğrendim:
“Mamma li Turchi!”
Kelime anlamıyla: “Anne, Türkler geliyor!”
Geçmişte Osmanlı donanması ya da Akdeniz'deki Türk korsanları İtalya kıyılarına yaklaştığında halk korkuyla böyle bağırırmış. Yani tam bir tarihî travma çığlığı. Ama zamanla bu ifade, İtalyanca’da şakayla karışık bir hayret ve şaşkınlıkifadesine dönüşmüş. Günümüzde biri aniden kapıyı çalsa, kötü bir haber gelse ya da hayat bir anda ters köşe yapsa, “Mamma li Turchi!” diyebiliyorsunuz.
Artık gerçek Türklerle bir ilgisi yok; ama deyimin izi, dilde yaşamaya devam ediyor.
Bir başka ifade daha varmış:
“Mi sento preso dai Turchi” – yani “Türkler tarafından yakalanmış gibi hissediyorum.”
Bu da yine o dönemden kalan bir deyim, ama bugün “olaylar üstüme üstüme geliyor”, “hiçbir şeye hazırlıklı değilim” gibi durumlarda kullanılıyormuş.
Ve evet… bugün ben de tam öyleyim.
Kafam karışık, belgeler eksik, sistem donmuş.
Plan yapıyorum; iptal oluyor.
Yazıyorum; yazdığım belgeyi yeniden istiyorlar.
Kısacası: Mi sento preso dai Turchi!
Tarihin garip cilvesi…
Bir zamanlar “Türkler geliyor!” diye korkuyla bağırılan sahillerde, şimdi biz bir vize randevusu için kapı çalıyoruz.
Onlar belgeleri istiyor, biz de içimizden:
“Mamma mia, bu kaçıncı belge?” diyoruz.
Bir yandan düşündürücü, bir yandan da insanı gülümseten bir döngü bu.
Ama belki de tam bu yüzden, deyimlerin içindeki tarih kadar bugünün gerçeklerini de konuşmak gerek.
💬 Uzağa Bakınca'dan bir kesit daha bitti.
Işıkta, anda ve sevgide kalman dileğiyle...
✨Az ama öz

Yorumlar